(38/SÂD-41: (Resûlüm!) Kulumuz Eyyub’u da an. O, Rabbine: Doğrusu şeytan bana bir yorgunluk ve eziyet verdi, diye seslenmişti.) / Ahmed Hulusi (38/SÂD-41: Kulumuz Eyyub’u da zikret (hatırla). . . Hani Rabbine: “Muhakkak ki şeytan (kendimi beden olarak hissediş) bana bitkinlik ve azap yaşattı” diye nida etti.)

الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍ ﴿٤١﴾

Vezkur abdenâ eyyûb(eyyûbe), iz nâdâ rabbehû ennî messeniyeş şeytânu bi nusbin ve azâb(azâbin).

1. vezkur (ve uzkur) : zikret, hatırla
2. abde-nâ : kulumuz
3. eyyûbe : Eyüp
4. iz nâdâ : nida etmişti, seslenmişti
5. rabbe-hu : onun Rabbi
6. ennî : gerçekten, muhakkak ben
7. messeniye : bana dokundu
8. eş şeytânu : şeytan
9. bi nusbin : dert, hastalık, belâ
10. ve azâbin : ve azap